Okan 1,5 senedir kreşe devam ediyor, başladığında çok küçüktü. Maalesef ki arkadaş eksikliğini ancak bu yolla giderebildik. Geçen sene olayların tam olarak farkında değildi, konuşamadığından okulda neler yaptığını ve yaptığı aktivitelerden bahsedemiyordu. Çok şükür ki bu sene herşey yoluna girdi artık bıcır bıcır konuşuyor ve hiç susmuyor. 😁 Bu sene aktivite kitaplarında en sevdiği bölüm; çizgi çalışmaları. Ben de onun beğenebileceği çalışmaları devamlı nette araştırıyorum. Pinterest sağolsun bu konuda çok işimi görüyor. Aşağıdaki çalışmaları da ordan aldım. İlgilenirseniz aşağıdaki eklere tıklayrak bilgisayarınıza, telefonunuza kaydedebilir ve çıktılarını alarak çocuklarınızla güzel ve kaliteli vakit geçirebilirsiniz. İyi eğlenceler 😉
20 Aralık 2017 Çarşamba
Kesin Dönüş
Merhabalar,
Yine çok uzun bir aradan sonra blog dünyasına dönmeye karar verdim. En son paylaşımım hamileyken olmuş, şu an Okan neredeyse 4 yaşında ☺️ Bloguma ilk başladığım zamanlar paylaşımlarım evlilik, balayı, zayıflama ve güzellik-bakım üstüne olmuş. Tabii bu arada hep yemek paylaşımı da var. Aradan kaç yıl geçmiş olmasına rağmen arada eski tarifleri açıp yaptığım oluyor. Artık çocuklu bir anne olarak çocuklarla ilgili paylaşımlarım sanırım daha çok olacak. Boşuna blogun adını Hertelden Çalan Blog koymamışım. 🤓 O zaman paylaşımlara başlayalım. Kendi işime yarayan bilgileri,materyalleri ve tarifleri burda hem saklamak hem de sizlerle paylaşmak için geldim. Haydi bakalım başlayalım o halde😍
2 Ekim 2013 Çarşamba
Tahinli Kurabiye
Malzemeler:
1 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı tahin
1 su bardağı çiçek yağ
Robotta çekilmiş ceviz ( çok büyük olmayacak )
Aldığı kadar un
Yapılışı:
Tahin,yağ ve şeker karıştırılır. Biraz un eklenir. Sonra ceviz konur. Bundan sonra avcumuzun içinde yuvarlak şekil alabilecek kadar un eklenir. 175 derece fırında üstü çatlayana kadar pişirilir. Soğuduktan sonra üstüne pudra şekeri serpilir. Afiyet olsun.
4 Eylül 2013 Çarşamba
Kaşarlı Domates Biber Kavurması
2 Eylül 2013 Pazartesi
GEBELİKTE BESLENME
Hamileliğimin 17. haftasındayım. gün geçtikçe içimdeki zıpzıpı :) biraz daha fazla hissedebiliyorum. Bununla beraber ona daha iyi bakmam gerektiğini düşünüyorum bu nedenle de devamlı internette oğluşumuz ve kendim için en iyileri araştırıyorum. Bugün hamileyken neler yemem gerektiğini araştırırken Op. Dr. Zeki Salar'ın gebelikte beslenme ile ilgili yazısını buldum. Malum sanal ortamda her konu hakkında birçok şey yazılıyor ama her zaman insanın içine sinen doğru olduğuna emin olamadığımız bilgiler de mevcut. Zeki Bey'in yazısı çok içime sindi, kendim ve blog' umu takip edenler için her zaman elimizin altında olsun istedim. Yazıyı aynen paylaşıyorum :)
Besin gruplarından ilki büyüme ve gelişme için oldukça önem taşıyan proteinden zengin et grubudur. Bunun yanı sıra B vitaminleri demir ve çinkodan da oldukça zengin olan bu besin grubuna kümes hayvanları, balık, kırmızı et, kurubaklagil ve yumurta girmektedir.
Diğer bir besin grubu ise protein ve kalsiyumdan zengin olan süt ve süt ürünleridir. İskeletin oluşumunu sağlayan, kemik ve dişlerin yapısında yer alan kalsiyum, fosfor ve magnezyum gibi mineralleri içermeleri nedeniyle gebelik döneminde oldukça gereklidirler. Bu dönemde anneden bebeğe kalsiyum taşınır.
Diğer bir gerekli besin grubu da yağlardır . Önemli olan yağları tüketirken uygun yağ asitlerini bir arada kullanmaya özen gösterilmelidir. Pratik bir öneri olarak haftada 2 kez balık tüketilmesi ile birlikte her gün bir miktar zeytinyağı ve buna eşit miktarda mısırözü, soya yağları veya az miktarda fındık, badem tüketilmesi bu yağ asitlerinin dengelenmesini sağlayacaktır.
ÖNEMLİ YAĞ ASİTLERİ VE KAYNAKLARI
Omega 6:soya yağı, ay çiçek yağı, mısırözü yağı
Omega 9: fındık ve zeytinyağı, ceviz, fındık yağı
-Aşırıya kaçmadan kepekli-kahverengi ekmek, makarna, bulgur pilavı, pirinç gibi nişastalı yiyecekler;
-Yağsız et ve tavuk, balık..
- Süt, peynir ve yoğurt gibi, kalsiyum içeren süt ürünleri...
*‘Camembert’, ‘Brie’ denen peynirlerle mavi damarlı peynir gibi yumuşak küflü peynirler.
*Pişirilmemiş veya az pişirilmiş hazır yemekler.
*Çiğ et içeren gıdalar tüketilmemelidir.
*Yalnızca iyice pişmiş ve işlenmemiş et içeren gıdalar tercih edilmelidir. Sosis salam jambon tarzı işlenmiş et içeren gıdalar hem çok miktarda kimyasal hem de çok miktarda unsature yağ içerirler. Tüketilmesini önermemekteyiz.
Gebelikte ve emziren kadınlarda magnezyum ihtiyacı artar, günlük gereksinim 400 mg’dır.
Magnezyum hangi besinlerde var?
•Kakao ve çikolata
•Ayçiçeği tohumu, susam, badem, yer fıstığı, fındık
•Kuru fasulye ve mercimek gibi kuru sebzeler
•Ispanak
•Buğday tohumu ve unu
•Müsli
•Yulaf ve tam tahıllı ekmek
•Maden suyu
Aşağıdaki ürünlerde yaklaşık 300 mg kafein bulunur:
Gebelikte Beslenme
Hamilelik esnasında en çok merak edilen konuların başında gelir.
Bu konu 2 bölümde incelenecektir;
*ilk trimestrde beslenme
*ikinci ve son trimestrde beslenme
İlk Trimestrde beslenme
Gerek anne adayları gerekse baba adayı dahil tüm yakınlar, ilk günden itibaren anne adayının beslenmesine aşırı önem verirler.
Böylelikle özellikle gebeliğin ilk döneminde bulantı kusma, kokulardan rahatsızlıkla mücadele eden anne adayı diğer yandan yaşamı boyu hiç yemediği içmediği( pekmez, süt) ürünleri tüketmeye çalışır.
Oysa bu beslenme konusundaki aşırı ısrar özelikle ilk aylarda hiçte gerekli değildir.
Dünya sağlık örgütü gebeliğin ilk 3 ayı sadece folik asitin önemini vurgulamıştır. Bu nedenle bu aylarda ek olarak folik asit içeren tabletler alınabilir.
Folik asit doğal olarak portakal suyu, yeşil yapraklı sebzeler, tahıllarda bulunur.
Gebeliğin ilk aylarında anne adaylarına bir şey yemesi içmesi konusunda ısrarcı olmamak gerekir.
Bebek, ihtiyacı olan tüm gıdayı kolaylıkla temin edecektir.
İçerisinde kimyasal madde bulunan işlenmiş et( sosis salam), hazır çorba, kola, fanta tarzı gıdalar tercih edilmemelidir.
Sebzelerde bulunabilen tokoplazma adı verilen organizma gebeliğin ilk döneminde bebekte bir takım sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle meyvelerin iyice yıkanması, sebzelerin sirkeli suda bekletilip durulandıktan sonra tüketilmesi, dışarıda gıda tüketiminde salataların tercih edilmemesi önerilir.
Toksoplazmaya duyarlılığı olan anne adaylarının çiğ etle temas etmemesi, çiğ etten yapılmış çiğ köfte, suşi tüketmemesi uygun olacaktır.
Aşırı tatlı, yağlı ağır gıdalar sadece anne adayında gereksiz kilo alınımına neden olur. Bebeğin gelişimine katkı sağlamaz.
Eğer bulantı kusma gibi yakınmalar mevcutsa;
- Anne adayı canı ne isterse onu yemelidir.
- Sık sık, azar azar beslenmelidir.
- Yemek kokusu, sigara, parfum kokusu, rahatsızlık verebilir. İlk aylarda evde yemek pişirilmeyebilir. Baba adayı, başının çaresine bakmalıdır.
- Etimek, peksimet, galeta, çubuk kraker tarzı gıdalar mideyi sıkı tutar. Bu gıdalar faydalıdır.
- Aşırı kilo kaybı, ağızdan beslenme sorunu varsa doktorunuza başvurmalısınız.
- Kafein,acı ,ekşi gıdalar mide yakınmalarını arttırabilir.
Kafein, kahve, kola, çay, çikolata ve bazı ilaçlar bulunur. Anne adayı günde bir bardak kahve ya da 2-3 bardak açık çay tüketebilir. Doktora danışmadan ilaç tüketilmemelidir.
Gebeliğin ilk dönemi için özel bir beslenme listesi önermemekteyiz.
İlk dönemde hedefimiz;
bu zor dönemi annenin daha kolay aşması,
bulantılarla, mide yakınmaları ile daha kolay mücadale etmesi
organ gelişimi gerçekleşen bebeğin zararlı gıdalarla karşı karşıya kalmasının önlenmesidir.
Beslenme önerileri, önerilen gıdalar, beslenme alışkanlıkları 13. Haftadan sonra önem taşır.
İkinci ve Son trimestrde Beslenme
Gebeliğin 13. 14. Haftasından sonra bulantılar azalır. İştah artar.
3 ana 3 ara ögün olarak beslenme alışkanlığı önerilir.
Sabah 10:00 öğleden sonra 15:00 akşam 21:00 gibi ara öğün önerilir.
Sebze , meyve tüketimi önem kazanır. Aşırı kalorili muz gibi meyvelerin aşırı tüketilmesi önerilmez.
Günlük süt ya da yoğurt tüketimi önemlidir. Yağsız pastörize süt tercih edilir. Süt sevilmiyorsa tüketilmek zorunda değildir. Yerine 2 kase yoğurt uygundur.
Günde en az 1 öğünde et, tavuk ya da balık tüketimi uygundur. Bunları hazırlanmasında haşlama, ızgara daha sağlıklıdır. Balık en az haftada bir tüketilmelidir.
Haftada otalama 3- 4 kez yumurta önerilir. Et vb ürün tüketemeyen anne adayları günde 1 yumurta tüketebilir.
Sabah kahvaltıları önemlidir. Atlanmamalıdır. Fındık, ceviz aşırıya kaçmadan tüketilebilir.
Kışın günde 1.5lt yaz aylarında 2- 2,5 lt sıvı tüketilmelidir.
Sıvı tüketiminde şekerli sıvılar tercih edilmez.
Akşam yemeği 18:00- 19:00 gibi hafif olmalıdır. Yemek sonrası uzanmak mide yanmalarını refluyu arttırır. Yürüyüş yada en azından oturmak daha uygundur.
Aşırı tatlı, yağlı ağır gıdalar sadece anne adayında gereksiz kilo alınımına neden olur. Bebeğin gelişimine katkı sağlamaz. Bunlar yerine proteinden zengin gıdalar tercih edilmelidir.( et,süt , yumurta, balık,tavuk..)
Bebeğin gelişimi için gerekli olan üç ana yapı taşının dengeli olarak alınması gereklidir. Bunlar protein, kalsiyum ve vitamin-mineral gruplarıdır.
Proteinlerin ana kaynağı hayvansal besinlerdir. Esansiyel olarak adlandırılan amino asitlerin hepsini içermemelerine rağmen bitkisel proteinler de hayvansal proteinlerin yerini kısmen tutabilir.
Vejetaryenlerde gebeliğin seyri genellikle normaldir. Kırmızı et yenmesi şart değildir ve tavuk ve balık kırmızı etin yerini tutabilir. Balık haftada iki defa yenebilir.
Denizde uzun süre yaşayan büyük balıkların etlerinde bazı ağır metalleri biriktirdikleri için bunların çok sık yenmesi önerilmemektedir.
Kalsiyum kaynağı olarak süt ve süt ürünlerinin bebeğin kemik gelişimini karşılamaları için yeterli miktarda alınmaları gerekir. İlerleyen gebelik haftalarında günde ortalama 400 mg kalsiyum alınması gereklidir. Çoğul gebeliklerde bu miktar artar. Günde iki su bardağı süt içilmesi, bir küçük kase yoğurt yenmesi ve iki kibrit büyüklüğünde peynir yenmesi ile bu miktarda kalsiyumu alma olanağı vardır.
Süt ve süt ürünlerinin yarım yağlı veya yağsız yenmesinin herhangi bir zararı yoktur.
Çiğ ve az pişmiş etten uzak durulmasında yarar vardır. Sushi konusu tartışmalıdır.
Gebelik döneminde beslenmenin gerektiği kadar olması ve her besin grubunun dengeli olarak alınması yeterlidir.
"İki canlı olma" nedeni ile aşırı besin tüketiminin, bebeğin gelişimine bir faydası yoktur.
Besin gruplarından ilki büyüme ve gelişme için oldukça önem taşıyan proteinden zengin et grubudur. Bunun yanı sıra B vitaminleri demir ve çinkodan da oldukça zengin olan bu besin grubuna kümes hayvanları, balık, kırmızı et, kurubaklagil ve yumurta girmektedir.
Gebelik döneminde anne adayının normal günlük et tüketimine 1-2 porsiyon ek yapması önerilir. Böylelikle günlük 3-4 köfte büyüklüğünde et, tavuk, 1 yumurta veya 3-4 diim peynir tüketimi uygun olacaktır.
Alınan günlük proteinin, %60-70'inin vücutta tam kullanılabilir (yani bio yararlılığı yüksek) protein kaynağından alınması önerilir. Bunlar da hayvansal kaynaklı besinlerden sağlanabilir.
Vejetaryen olan ve protein gereksinimlerinin büyük bir kısmını bitkisel kaynaklı besinlerden sağlayan anne adaylarına öğünlerinde mutlaka kaliteli protein kaynakları bulundurmaları önerilir. Bunun için kuru baklagiller, soya fasulyesi, soya sütü, tofu gibi gıdalar alınabilir.
Diğer bir besin grubu ise protein ve kalsiyumdan zengin olan süt ve süt ürünleridir. İskeletin oluşumunu sağlayan, kemik ve dişlerin yapısında yer alan kalsiyum, fosfor ve magnezyum gibi mineralleri içermeleri nedeniyle gebelik döneminde oldukça gereklidirler. Bu dönemde anneden bebeğe kalsiyum taşınır.
Süt grubu besinlere süt, yoğurt, peynir ve ayran girmektedir .Günlük hayatta normal koşullarda kalsiyum ihtiyacımızın karşılanması için gerekli 2 su bardağı süt veya yoğurt ve ek olarak peynir tüketimimiz yeterli olurken gebelik döneminde bu miktarı yine kişisel gereksinimleri göz önünde tutarak 1 su bardağı kadar artırdığımızda günlük gereksinimiz karşılanmış olur
Beslenmede yeterli kalsiyumun alınmaması durumunda bebek ihtiyacı olan kalsiyumu anne adayının kemiklerinden dişlerinden alır. Bu da diş kayıplarına kemiklerin zayıflamasına yol açabilir.
Günlük enerji ihtiyacımızın çoğunu tahıllardan karşılarız. Ekmek, pirinç, makarna, bulgur, patates gibi besinler bu grubun içerisinde yer almaktadır. Kişiye bağlı olarak değişmekle beraber sağlıklı yetişkin bir kadın için günlük ortalama 8-10 porsiyon tüketilmesi gereken bu besin grubuna hamilelik döneminde 1-2 porsiyon ek yapılması bu dönemdeki gereksinimi karşılamak için yeterli olacaktır.
Vücudumuz için gerekli vitamin, mineral ve posa ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı diğer iki grup ise sebze ve meyvelerdir. Bu besin gruplarından günlük minimum 3-4 porsiyon tüketilmesi gebelik döneminde ihtiyaçların karşılanması için yeterli olacaktır. Böylece gebelikte sıklıkla karşılaşılan kabızlık sorunu azalacak ve bir çok sağlık sorunu yaratan aşırı kilo alımı engellenecektir.
Günlük enerji ihtiyacımızın çoğunu tahıllardan karşılarız. Ekmek, pirinç, makarna, bulgur, patates gibi besinler bu grubun içerisinde yer almaktadır. Kişiye bağlı olarak değişmekle beraber sağlıklı yetişkin bir kadın için günlük ortalama 8-10 porsiyon tüketilmesi gereken bu besin grubuna hamilelik döneminde 1-2 porsiyon ek yapılması bu dönemdeki gereksinimi karşılamak için yeterli olacaktır.
Vücudumuz için gerekli vitamin, mineral ve posa ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı diğer iki grup ise sebze ve meyvelerdir. Bu besin gruplarından günlük minimum 3-4 porsiyon tüketilmesi gebelik döneminde ihtiyaçların karşılanması için yeterli olacaktır. Böylece gebelikte sıklıkla karşılaşılan kabızlık sorunu azalacak ve bir çok sağlık sorunu yaratan aşırı kilo alımı engellenecektir.
Diğer bir gerekli besin grubu da yağlardır . Önemli olan yağları tüketirken uygun yağ asitlerini bir arada kullanmaya özen gösterilmelidir. Pratik bir öneri olarak haftada 2 kez balık tüketilmesi ile birlikte her gün bir miktar zeytinyağı ve buna eşit miktarda mısırözü, soya yağları veya az miktarda fındık, badem tüketilmesi bu yağ asitlerinin dengelenmesini sağlayacaktır.
ÖNEMLİ YAĞ ASİTLERİ VE KAYNAKLARI
Omega 3: Ton balığı, somon, sardalya, uskumru, konola yağı
Omega 6:soya yağı, ay çiçek yağı, mısırözü yağı
Omega 9: fındık ve zeytinyağı, ceviz, fındık yağı
Neler yemelisiniz?
-Meyve ve sebzeler : günde en az 3 porsiyon
-Aşırıya kaçmadan kepekli-kahverengi ekmek, makarna, bulgur pilavı, pirinç gibi nişastalı yiyecekler;
Bol miktarda lif içerirler, kabızlığı önlerler.
-Yağsız et ve tavuk, balık..
ızgara veya haşlama tercih edilir.
balık haftada en az 1 tercihen 2 kez tüketilmelidir.
-Yumurta ve bakliyat (örneğin fasulye ve mercimek)
İyi protein kaynaklarıdır.
Bunlar aynı zamanda demir içerirler.
- Süt, peynir ve yoğurt gibi, kalsiyum içeren süt ürünleri...
Fazladan demire gereksiniminiz var mı?
Hamile kadınlarda kan yapımı artar. Kan yapımında gerekli olan demire gereksinim artacaktır. Bu nedenle demir açısından zengin yiyeceklerin seçimine dikkat etmek gerekir.
Demir açısından zengin bir yemek yerken aynı zamanda, C vitamini içeren yiyecekler veya bir bardak taze sıkılmış portakal suyu gibi içecekler de almaya çalışın. Çünkü C vitamini demirin barsaktan emilerek kullanılmasına yardımcı olur.
Diğer yandan çay demirin emilimini azalttığı için aşırı çay tüketimi anemiye neden olabilir.
Demir kaynakları
- Kırmızı et,
- tavuk,
- yumurtanın sarısı
- yeşil sebzeler
Vitamin hapı almaya gerek var mı?
Folik asit, B vitamini çeşididir. Bebeklerin omurga sisteminin sağlıklı gelişiminde rol oynar. Hamileliğinizin 12. haftasına kadar günlük 400 mikrogram (mcg) folik asit içeren vitaminler gereklidir. İdeali, bu hapların hamilelikten önce alınmaya başlanmasıdır.
Folik asit kaynakları
- Yeşil yapraklı sebzeler
- kahverengi pirinç,
- zenginleştirilmiş ekmek
- portakal suyu
- baklagiller
- tam buğday unu
Daha fazla folik asit alabilmek için normal beslenmemize 4 çorba kaşığı kurubaklagil veya 1 dilim tam buğday ekmeği veya 1 su bardağı portakal suyu veya 1 kase ıspanak salatası eklemek yeterli olacaktır.
Bu gıdaların gebeliğin özellikle ilk döneminde tüketilmesine önem veriyoruz. Sadece folik asit içeren vitamin haplarının 12. Haftaya dek tüketilmesini öneriyoruz.
12. Haftadan sonra ise gebelere özel üretilen multivitaminlerin tüketimi uygundur. Bu multivitamin hapları anne ve bebek için önemli olan kalsiyum ve D vitamini de dahil birçok gerekli vitamin ve minerali içerirler. Sadece doğal yöntemlerle bu vitamin vemineralleri günlük yeterli alabilmek pekte kolay değildir.
Gebelikte gereksiz ilaç kullanımına sıcak bakmasak ta gerekli vitaminlerin yeterli olarak alınabilmesi için vitamin haplarının alınması gereklidir. Gıdalar tek başına yeterli değildir çoğu zaman.
D vitamini en çok güneş ışığının direk cilde teması ile üretilir. Multivitamin tedavisi alan ve güneşle temasında sorun olmayan anne adaylarında ek D vitamini almaya gerek yoktur.
Kaçınmanız gereken yiyecekler var mı?
*‘Camembert’, ‘Brie’ denen peynirlerle mavi damarlı peynir gibi yumuşak küflü peynirler.
‘Cheddar’ türü peynir gibi sert peynirlerle, ‘cottage cheese’ denen peynirlerin ve işlenmiş peynirlerin herhangi bir tehlikesi yoktur.
*Pişirilmemiş veya az pişirilmiş hazır yemekler.
Hazır yemekleri her tarafı iyice sıcak oluncaya kadar ısıtmaya dikkat edilmelidir.
*Çiğ yumurta ya da kısmen pişmiş yumurta içeren yiyecekler tüketilmemelidir. Evde yumurta tüketiminde kabuğu önceden çatlamış yumurtalar “salmonella” mikrobu nedeniyle tehlike taşıyabilir.
*Çiğ yumurta ya da kısmen pişmiş yumurta içeren yiyecekler tüketilmemelidir. Evde yumurta tüketiminde kabuğu önceden çatlamış yumurtalar “salmonella” mikrobu nedeniyle tehlike taşıyabilir.
*Çiğ et içeren gıdalar tüketilmemelidir.
*Yalnızca iyice pişmiş ve işlenmemiş et içeren gıdalar tercih edilmelidir. Sosis salam jambon tarzı işlenmiş et içeren gıdalar hem çok miktarda kimyasal hem de çok miktarda unsature yağ içerirler. Tüketilmesini önermemekteyiz.
*İçerisinde kimyasal madde içeren kola, fanta, hazır çorba tarzı gıdalar yine önerilmeyen gıdalar arasında yer alır.
*Toksoplazma kedi, köpek dışkısında bulunabilen, yeşil yapraklı sebzelere bulaşabilen gebelikte ciddi sorunlara yol açabilen bir mikroorganizmadır. Bu nedenlerle bahçede çalışırken veya kediniz varsa kumunu temizlerken daima eldiven giyilmelidir. Ayrıca salata yapımında kullanılan yeşilliklerin sirkeli suda yeterince bekletilip yıkanarak tüketilmesi önerilir. Dışarıda salata tüketilmesi çok tercih edilmez.
*A, D, E ,K yağda eriyen vitaminler olup suda eriyen vitaminlerin aksine fazlası vücutta depolanır. Bu nedenle gebelikte, gebelere özel bu vitaminleri daha az oranda içeren vitamin hapları alınabilir.
*Balık tüketimi önemlidir. Omega 3 içeriğinden dolayı gebelikte haftada en az 1 kez balık tüketimi uygundur. İdeali haftada 2 kez tüketilmesidir. Ancak balık tüketilmiyorsa omega 3 içeren balık yağları tercih edilir.
*Balık tüketimi önemlidir. Omega 3 içeriğinden dolayı gebelikte haftada en az 1 kez balık tüketimi uygundur. İdeali haftada 2 kez tüketilmesidir. Ancak balık tüketilmiyorsa omega 3 içeren balık yağları tercih edilir.
Hangi balık yağı tercih edilmelidir? Bu sorunun yanıtı; dış jelatini balık jelatininden yapılan hapların alınmasıdır. Piyasada ki bazı ürünlerde sığır ya da domuz jelatini içermektedir. Buna dikkat etmek gerekir.
Diğer yandan ton balıkları belli oranda civa içerebildiği için haftada 170-180 gr süzülmüş ton balığı tüketmek yeterlidir. Fazlası bebek sinir sistemi için zararlı olabilir.
*Meyve suları, limonata gibi sıvı gıdalar, dondurma, pasta ve bisküvi gibi ürünler yüksek oranda şeker içerirler. Aşırı tüketilmemelidir gereksiz kilo almanıza yol açabilir
Magnezyum ne işe yarar? Hangi gıdalarda mevcuttur?
Özellikle kasların fonksiyonları ve sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltma konusunda etkilidir.
Kalp damar sistemi kan basıncının dengelenmesinde rol oynar.
Magnezyum eksikliği nelere yol açar?
Gebelikte ve emziren kadınlarda magnezyum ihtiyacı artar, günlük gereksinim 400 mg’dır.
Magnezyum eksikliğinde; yorgunluk, mide bulantıları, kramplar, çarpıntı, kabızlık görülebilir.
Magnezyum hangi besinlerde var?
•Kakao ve çikolata
•Ayçiçeği tohumu, susam, badem, yer fıstığı, fındık
•Kuru fasulye ve mercimek gibi kuru sebzeler
•Ispanak
•Buğday tohumu ve unu
•Müsli
•Yulaf ve tam tahıllı ekmek
•Maden suyu
Kafeini azaltmak gerekli mi?
Günlük aldığınız kafein miktarını azaltmanız gerekir. Ancak tümüyle kesmenize gerek yoktur. Kafein, kahve, çay ve çikolata gibi gıdalarda doğal olarak bulunur. Ayrıca bazı ilaçlarda ve enerji veren içeceklere de katılır.
Günlük 300 mg’dan fazla kafein almamak önemlidir. Çünkü yüksek miktarda kafein, doğumda bebeğin kilosunun düşük olmasına ve erken doğumlara yol açabilir.
Günlük 300 mg’dan fazla kafein almamak önemlidir. Çünkü yüksek miktarda kafein, doğumda bebeğin kilosunun düşük olmasına ve erken doğumlara yol açabilir.
Aşağıdaki ürünlerde yaklaşık 300 mg kafein bulunur:
--8 teneke kutu kola
-- 3 büyük bardak instant kahve
--3 bardak türk kahvesi
--6 bardak çay
--4 kutu enerji içeceği
-- her biri50 g ağırlığında 8 parmak çikolata
-- 3 büyük bardak instant kahve
--3 bardak türk kahvesi
--6 bardak çay
--4 kutu enerji içeceği
-- her biri50 g ağırlığında 8 parmak çikolata
Bu nedenle örmneğin , günde bir parmak çikolata yer, 3 bardak çay, bir teneke kutu kola ve bir küçük bardak instant kahve içerseniz, 300 mg olan azami kafein miktarına ulaşmış olursunuz. Bu nedenlerle kahve, çay gibi ürünlerin gebelikte tamamen tüketilmesinin durdurulmasına gerek yoktur. Bizler gebeliğin gereksiz yasaklarla huzursuz bir şekilde geçirilmesini yersiz buluyoruz. Anne adayları aşırıya kaçmadan günde 1 kahve 2-3 bardak açık çay tüketebilirler.
Özel günlerde, sosyal ortamlarda isteniyorsa , ayda 1 -2 defa az miktarda alkol alınabilir. Bebeğe herhangi bir zararı yoktur.
Bitki çaylarından ıhlamur, papatya çayları tercih edilir. Adaçayı, nane içeren çayların aşırı tüketimi önerilmemektedir.
Bazı soğuk algınlığı ve grip ilaçlarında da kafein bulunduğu için doktorunuza danışmadan bu ilaçlar tüketilmemelidir.
Memorial Antalya Hast Kadın H Doğum ve Tüp Bebek Merkezi, Antalya
3 Temmuz 2013 Çarşamba
EGE DÜĞÜNÜ BAMBAŞKADIR...
Aslında Volkan herşeyi ayrıntılarıyla paylaşmış (http://volkanyorulmaz. blogspot.de/2013/07/egede-bir- koy-dugunu.html)
ama ben de bende bıraktıklarıyla bu konuya değinmeden edemeyeceğim.
Öyle bir Ege düğünü gördük ki Gökova Kızılyaka’da, şimdiye kadar
gördüklerim bir yana, bu bir yanaydı.
Ege
insanının o içtenliği, o samimiyeti, kendilerine özgü misafirperverliği
ile bir araya gelince karşımıza tüm duvarlarını yıkmış, son derece
samimi bir ortam çıktı. Düğün yemeğinde ortak tabakları paylaşmayla
başlayan akşam bize zaten Ege insanının kendine özgü sıcaklığını
yaşatmıştı. Bir de buna düğünde herkesin hiç alkol almadan kendinden
geçerek eğlenip dans etmesi eklenince şimdiye kadar ki tüm düğün
hatıralarım bir yana, bu düğün bir yana dedirtti bana…
Siz siz olun bir fırsatını bulup mutlaka Ege düğününe katılın, çoşkuyu paylaşmak neymiş bir de orada görün… :)
13 Şubat 2013 Çarşamba
Ne Kadar Uzun Zaman Olmuş..
Vay be.... En son Haziran 2011'de yazmışım şimdi Şubat 2013'teyiz. Zaman çoook hızlı geçiyor.
O tarihten beri hayatım baştan aşağı değişti.şimdi düşününce o zamanlar hayal olanlar şimdi gerçeğim oldu :)
Evlendim, İzmir'e yerleştim üç sene boşluktan sonra tekrar çalışmaya başladım. İşe başlayalı bile bir sene bitti. Tabi yoğunluktan blog'umla hiç ilgilenemedim ammaa artık tekrar işime,işimize yarayan konularda paylaşımlarda bulunmaya devam etmeye karar verdim. Her ne kadar Blogu güncellemesem bile Ziyaretçi sayım 7.250'yi geçmiş :) bu da çok mutlu edici :) Yeni paylaşımlarla yeni ziyaretçileri buraya çekmek çok daha eğlenceli olucak. haydi en kısa zamanda yeni yemek tarifleri ve işe yarar bilgilerle görüşmek üzere :)
O tarihten beri hayatım baştan aşağı değişti.şimdi düşününce o zamanlar hayal olanlar şimdi gerçeğim oldu :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



























