sonunda mekana varırsın, bi ton bürokrasi. form doldur.. her seferinde, hayatını baştan al; ilkokul, üniversite vs..
dil, bilgisayar becerileri, staj... bu da yetmezmiş gibi bilmemkaçyüz soruluk kişilik envanterleri. yok kalabalık sever misiniz, yok çok düzenli misiniz ve bunun gibi bi ton saçma sapan sorular.Beni bu sorularla tanıyacaklar ya nası olucaksa..
Bunlardan sonra sıra gelir asıl meseleye. Görüşme(!!!!!) Hayatın buna bağlı, biliyosun ki kendini sevdiremezsen bittin.
Eveetttt kendinizi anlatın. haydi yeter artık yahu, napıcaksınız benim çocukluğumu, size nee!!! bi daha çocukluğundan başla, bu yaşına geri gel. koskoca 26 seneyi 5 dk.ya sığdırmak çok ilginç.
Kendinde en beğendiğin, beğenmediğin özellikler.. çok detaycıyımm çoook (yalancıktan). Verilen işi yarım bırakmam....Nasıl inanıyorlar orada her söylenilene o da bi muamma. ee tabii bunlar olurken elin ayağın da birbirine giriyo ama hiçbişey belli etmemelisin. Karşındakinin gözlerinin içine bak ama bu bakış sırasında onları oyası da gelmiyo değil insanın :) Bu durumlarda genellikle konuştuklarımı tekrar kulağımın içinde bi daha duyuyorum, kesin yüzüm de kıpkırmızı oluyodur yanıyorum çünkü :) öyleydi böyleydi derken sona yaklaştığını hissediosun zaten, bu kadar iş görüşmesi tecrübesinden sonra. Neyse bi şekilde bu da bitiyo bunu da atlatıyosun "hmmm..yarın sizi ingilizce sınavına bekliyoruz" diyolar.
Haydiiiiii bismillaah yarın yine mi aynı şeyler. kabus bu kesin kabus. Bitsin artık uyanıp; aaa bunlar bir rüyaymış demek için neler vermezdim. Bakalım yarın neler olacak. Arkası yarın... :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder